10 Ağustos 2017 Perşembe

Daha ne kadar beklemem gerekiyor seni? Ne zaman geleceksin? Tek bir şey söyle, tek bir gün bak yüzüme. Söz vermiştin. Geleceğini söylemiştin. Hiçbir şeyim yok. Elim kolum boş. Hala seni düşünüyorum. Bana da yazıklar olsun. Bir daha uğramayacak mısın bu şehre? Dikiş tutturamadım işte. Dönüp dolaşıp yine sana uğruyorum.  Sevmiyorum. Yemin ederim sevmiyorum ama hadi gel artık. Sadece varlığına ihtiyacım var. Bu şehirde olduğunu bilmeye ihtiyacım var, anla beni yalvarıyorum. Bir kere görsem seni vazgeçeceğim söz veriyorum ama artık gel. Bu şehrin sokaklarından her geçişimde göz göze gelişlerimizi hatırlıyorum. Ya da ben göz göze geldiğimizi zannediyorum. Her yerde sen varsın. Bana da aşk olsun. Hala senin için yazıyor oluşuma, senin bunları okuyamayacak oluşuna, bir daha göremeyecek oluşuma, seninle ilgili her şeye aşk olsun. Zaman akıp geçiyor ama ben hala dikiş tutturamadım işte. Beni seven olmadı demiyorum, beni, benim seni sevdiğim gibi seven çıkmadı sadece. Biraz sevseydin beni, o zaman gelir miydin bu şehre? Bekliyorum hala. Unuttum ama biliyorum. Yine de, gelmeyişine, bakmayışına, sevmeyişine aşk olsun. En çokta sana aşk olsun. Aşk olsun.