Bense hala bir apartman boşluğunun gün ışığı görmeyen penceresinde kuş sesleri duymayı bekliyorum.
Zaman akıp giderken kimseyi umursamadan, fark ediyorum ki, olmadığın bir geçmişte umutsuzca çırpınıyorum. Bil istedim, gerçekten sevdim. Mesela, şimdi diyorum, hemen
şu anda yanımda olsan keşke. Gözlerinin altındaki morlukları yakından görsem,
dudaklarındaki o sinsi kıvrılışı ellerimle kavrayabilsem. Şimdi, hemen şu anda yanında olsam
keşke. Yatağına nasıl kıvrıldığını görsem, uykuya dalışını, kirpiklerinin seğirişini,
homurdanışlarına şahit olsam mesela. Benim olsa saçların, ellerin, avuçların.
Aklına giden en kestirme yolu bulsam bugün. Ne düşündüğünü hissedebilsem.
Kalbinin bir köşesine saklanıp gizlice, beni bir dakikalığına bile olsa sevip
sevmediğini anlayabilsem. Geri gelmenizi çok istedim, anlıyor musunuz bayım?
Öyle ki, asla benim olmayacak oluşunuz bile, sizi görmeyecek oluşum kadar yakmamıştır canımı.




